🏠 Kayıt Ol
Kayıt Ol
🏠 Anasayfa ⊞ Dashboard 📰 Haberler
🎵 Şarkı Havuzu 🎧 Playlist Dinle 🤝 Playlist Kulübü 🏆 Top Liste 📻 Radyo
🏟 Meydan 🎧 Birlikte Dinle 🎤 Lansmanlar 💘 Eşleş 📋 İlan Panosu 📸 Instagram Kampanyası 💬 Mesajlar
🔍 Ara 🎓 Eğitim ❓ SSS
🎯 Hangisi? Düellosu 🎮 Neon Beat 🎸 Akort Cihazı
📻 Radyo
← Haberlere Dön 📰 Köşe Yazısı
Bir Fincan Zift, Biraz Dedikodu Ve Yıkılan İmparatorluklar
03 Aug 2026 · @Ullamerves · Söz Yazarı/Edebiyat
👁 201 🤍 2

​Sabahın köründe elinde dev boy karton bardakla dolaşıp “Kahve içmeden gözüm açılmıyor, kimseyle konuşamam” diyen o modern çağ dervişleri burada mı?

​Gelin toplanın, size harika bir haberim var: Şu an 200 liraya aldığınız ve içine karamel sıkıp “soğuk köpüklü” diye şımardığınız o siyah sıvı; bundan birkaç yüzyıl önce devleti yıkmaya çalışan, Şeytan’la sözleşmeli, yasadışı bir “terör örgütü” muamelesi görüyordu!

​Vay be... Meğer sabahları afyonumuz patlasın diye diklediğimiz şey, tarihin en büyük “illegal” eylemiymiş de haberimiz yokmuş.

​Gelin, koskoca imparatorların, kralların ve din adamlarının bir fincan sıcak suyla demlenmiş çekirdek karşısında nasıl tir tir titrediğinin o pek ulvi, pek trajikomik tarihine bakalım.

​“Aman Tanrım, Bu Müslüman İcadı Zift de Ne?”

​Yıl 1600’ler... Avrupa’da papazlar ve din adamları toplandı. Ellerinde kahve fincanıyla gezen insanlara bakıp dehşet içinde çığlık attılar: “Bu ne idüğü belirsiz siyah sıvı da ne?! Kesin Şeytan’ın acı gözyaşları bunlar, üstelik Müslüman icadı!”

​Baktılar millet içmeye devam ediyor, konuyu hemen en tepeye, Papa VIII. Clement’e taşıdılar. “Kutsal Baba, bu cehennem katranını yasakla, içeni aforoz et!” dediler.

​Papa şöyle bir durdu, kahveden bir yudum aldı... Ve muazzam bir “politik kıvırma” dersi vererek tarihe geçti:

​“Yahu bu Şeytan içeceği dedikleri şey acayip lezzetliymiş! Sadece dinsizlerin içmesine izin verirsek ayıp olur. Gel biz bunu vaftiz edelim, Hristiyan içeceği yapalım!”

​Büyük vizyon, muazzam liyakat! Adam tek yudumda koca Hristiyan alemine kahveyi meşrulaştırdı, papazları da ortada bıraktı. “Şeytan işi” dedikleri şey bir anda “Kutsal İksir” oluverdi.

​“Kahve İçeni Görürsem Kellesini Uçururum!”

​Gelelim bizim buralara... Bizim tarafta işler öyle “Gel seni vaftiz edelim” tatlılığıyla çözülmedi tabii.

​IV. Murad dönemi... İstanbul’daki kahvehaneler lebodaleb dolu. Ahali toplanmış; “Yahu bu vergiler ne olacak?”, “Sarayda yine ne dönüyor?” tadında derin gıybetlere giriyor.

​Padişah düşündü: “Arap kızı camdan bakıyor, şarap içen adam sızıp köşede yatıyor... Ama bu kahve içen adamların zihni cin gibi açılıyor! Uyanık insan tehlikeli insandır!”

​Sonuç? Kahve ve tütün tamamen yasaklandı. IV. Murad tebdil-i kıyafet sokaklarda gezip kahve kokusu arıyordu. O dönem İstanbul’da kahve pişirmek, evde kaçak nükleer tesis işletmekle aynı muameleyi görüyordu. Şarap içip sızana dokunan yoktu, çünkü sızan adam isyan çıkaramazdı. Ama kahve içip ayık kalan adam... İşte o, krallıkların en büyük kâbusuydu.

​“Kocam Bütün Gün Kahvede Siyaset Yapıyor!”

​Londra’da ise olay tamamen bir ev içi dramaya dönüştü. 1674 yılında kadınlar toplandı ve “Kahveye Karşı Kadınlar Bildirisi” adıyla resmi bir manifesto bastırdı.

​Şikayetleri neydi biliyor musunuz? Erkeklerin bütün gün kahvehanelerde oturup “Ülke nereye gidiyor kardeşim?” diye gıybet yapması, siyasete soyunması ve eve gelip ev işlerine yardım etmemesi!

​Yani bugün evde duyduğumuz “Yine mi arkadaşlarınla dışarıdasın?”, “Yine mi o kahveye gittin?” tiradının 350 yıl önceki orijinal belgesi var elimizde. Tarih gerçekten de tekerrürden ibaret!

​Şeytanın İçeceğinden Mesai Yakıtına...

​Peki neydi bu koskoca sistemlerin bir fincan çekirdekle alıp veremediği?

​Çok basit: Şarap uyuşturur, uyutur ve unutturur. Kahve ise uyandırır, odaklar ve konuşturur.

​Tarihteki ilk özgür sosyal medya platformları Twitter ya da Instagram değil; o buram buram kahve kokan, dumanlı mekanlardı. İnsanlar bir araya geliyor, fikir üretiyor ve en tehlikelisi: Düşünüyorlardı.

​İroniye bakın ki; dün aklı uyandırdığı, insanları düşündürdüğü için yasaklanan, “Şeytan işi” sayılan o kahve; bugün plazalarda, bilgisayar başlarında “Daha çok çalış, daha az uyu, çarkları daha hızlı döndür” diye önümüze kovalara doldurularak konuyor.

​Dün isyanın yakıtı olan çekirdek, bugün pazartesi sendromunun emniyet supabı yapılmış durumda.

​Neyse... Ben gidip kendime bir “Şeytan iksiri” demleneyim. Uyanık kalmak ve düşünmek hâlâ biraz tehlikeli ama, kabul edelim tadı çok güzel!

Paylaş
💬 WhatsApp ✕ X f Facebook 📱 Story Görseli
Instagram'ın doğrudan paylaşım linki yok — "📱 Story Görseli"ne bas, açılan markalı görseli indirip hikayene ekle. Ya da telefonda 📤 Paylaş'a basıp Instagram'ı seçebilir, ya da linki kopyalayıp DM'e ekleyebilirsin.
💬 2 Yorum
@Duygularai
31.08.2026
Ziftimi içerken...
@Ullamerves
31.08.2026
Afiyet olsun 😘